TR

BM Listeleme Kararlarına Konu Kişilerin İşlemlerinde Erteleme Yükümlülüğü Ve Basitleştirilmiş Tedbir Limitlerinde Artış

I. Giriş

23 Eylül 2026 tarihli ve 33379 sayılı Resmî Gazete’de, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan iki Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Genel Tebliği yayımlanmıştır. Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 34), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin listeleme kararlarına konu kişi, kuruluş veya organizasyonların gerçekleştirmek istediği işlemlerin ivedilikle bildirilmesini ve ertelenmesini düzenlemektedir. Sıra No: 33 sayılı Tebliğ ise Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 5) kapsamındaki basitleştirilmiş tedbir limitlerini artırmaktadır.

Söz konusu düzenlemeler, müşteri tanıma sistemlerine farklı yönlerden etki etmektedir. Bu nedenle bankaların, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının, sigorta ve emeklilik şirketlerinin ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki diğer yükümlülerin, listeleme duyurularını işlem tarama süreçlerine bağlaması ve basitleştirilmiş tedbir uyguladıkları ürünlerin limitlerini yeni tutarlara göre güncellemesi gerekmektedir.

II. Listeleme Kararlarına Konu Kişilerin İşlemlerinde Bildirim Ve Erteleme

Bildirim ve erteleme yükümlülüğü, Güvenlik Konseyinin listeleme kararlarına konu kişi, kuruluş veya organizasyonların yapmak istediği işlemler bakımından doğmaktadır. Yükümlülük, bu kararlardan 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun ve 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun kapsamına girenlere ilişkindir. Bu kararlar ve kararlara konu olanlar hakkında Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla iletilen bilgiler, MASAK’ın internet sitesinde duyurulmaktadır.

Tebliğ, yükümlülerin bu işlemlere ilişkin tedbirleri 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi başta olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca alacağını belirtmektedir. Anılan madde Hazine ve Maliye Bakanına, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğu şüphesi üzerine, yükümlüler nezdinde yapılmak istenen veya devam eden işlemleri yedi iş günü süreyle askıya alma ya da bu işlemlerin aynı süre boyunca yapılmasına izin vermeme yetkisi tanımaktadır. Yükümlünün işlemi erteleyerek ivedilikle MASAK’a bildirmesi, Bakanın bu yetkiyi işlem yapılmadan önce kullanabilmesini sağlamaktadır.

Tebliğ bildirim için belirli bir süre öngörmemekte, yalnızca “ivedilikle” ifadesini kullanmaktadır. İvedi bildirim ancak eşleşmenin işlem sırasında tespit edilmesiyle mümkün olduğundan, MASAK duyuruları müşteri ve işlem tarama sistemlerine gecikmeksizin aktarılmalıdır. Bir eşleşme tespit edildiğinde işlemin ertelenmesi, eşleşmenin incelenmesi ve MASAK’a bildirilmesi adımlarının kim tarafından ve hangi sırayla yürütüleceği de iç prosedürlerde yazılı olarak belirlenmelidir. Tebliğ şube, acente, temsilci ve ticari vekilleri de yükümlü saydığından, bu süreç yalnızca genel merkezde değil, işlemin yapıldığı her birimde işletilmelidir.

III. Basitleştirilmiş Tedbir Limitlerinin Artırılması

Basitleştirilmiş tedbirlere ilişkin 5 sıra numaralı Genel Tebliğ, aklama ve terörün finansmanı riskinin düşük olduğu belirli işlemlerde müşterinin tanınması tedbirlerinin basitleştirilerek uygulanmasına imkân tanımaktadır. Yapılan değişiklik, bu imkândan yararlanılabilecek işlemlerin tutar sınırlarını artırmakta, bu işlemlere konu ürünlerin kullanım koşullarını ise değiştirmemektedir.

Sigorta ve emeklilik şirketleri, emeklilik sözleşmelerinde, çalışanların ücretlerinden kesinti yapılarak emeklilik hakkı sağlanan planlarda ve belirli prim tutarlarının altında kalan hayat sigortası sözleşmelerinde müşterinin kimlik bilgilerini teyit belgesi aramaksızın alabilmektedir. Emeklilik ürünlerinde bu imkân bir tutar sınırına bağlı olmadığından, değişiklik yalnızca hayat sigortasına ilişkin sınırları etkilemektedir. Bir yıl içinde ödenecek prim toplamına ilişkin sınır 10.000 TL’den 20.000 TL’ye, tek primli sözleşmelerde ise 25.000 TL’den 50.000 TL’ye yükseltilmektedir.

İsimsiz ön ödemeli kartların satışında ve elektronik para ihracında kimlik tespiti yapılmaksızın işlem yapılabilecek tutar sınırı 2.750 TL’den 5.500 TL’ye çıkarılmaktadır. Bu sınır, yeniden yüklenemeyen kart ve araçlarda yüklü tutara, yeniden yüklenebilenlerde ise bir ay içindeki toplam yükleme tutarına ve bakiyeye uygulanmaktadır. Söz konusu ürünler fon transferi amacıyla kullanılamamakta, yalnızca hamilin işyerinde fiziken bulunduğu işlemlerde ya da güven damgası almış elektronik ticaret sitelerindeki mal ve hizmet alımı ile fatura ödemelerinde kullanılabilmektedir.

Elektronik haberleşme hizmetleri aracılığıyla sunulan mobil ödeme hizmetlerinde kimlik tespiti yapılmaksızın işlem yapılabilecek bir seferlik tutar 1.000 TL’den 2.500 TL’ye, aylık tutar ise 2.750 TL’den 6.500 TL’ye çıkarılmaktadır. Mobil ödeme de fon transferinde kullanılamamakta, ancak fiziki işlem veya güven damgası koşulu aranmaksızın mal ve hizmet alımı ile fatura ödemelerinde kullanılabilmektedir.

IV. Genel Değerlendirme

Her iki düzenleme de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup ayrı bir geçiş süresi öngörülmediğinden, bildirim ve erteleme yükümlülüğüne 23 Eylül 2026 tarihinden itibaren uyulması gerekmektedir. Yeni limitlerden yararlanmak isteyen yükümlülerin de ürün limitlerini, sistemlerdeki parametreleri ve müşteri sözleşmelerindeki tutarları güncellemesi gerekmektedir. Bununla birlikte limitlerin artırılması, limit altındaki her işlemde müşterinin tanınması tedbirlerinin basitleştirilebileceği anlamına gelmemektedir. MASAK’ın basitleştirilmiş tedbirlere ilişkin rehberine göre aklama veya terörün finansmanı şüphesi bulunan durumlarda basitleştirilmiş tedbir uygulanamamakta ve MASAK’a şüpheli işlem bildiriminde bulunulması gerekmektedir.

İki düzenleme, kimlik tespiti yapılmaksızın kullanılabilen ürünlerde kesişmektedir. Listede yer alan bir kişi veya kuruluşun işlemi, tutarı ne olursa olsun ivedi bildirim ve erteleme yükümlülüğüne tabidir. Ön ödemeli kart, elektronik para ve mobil ödeme ürünlerinde ise kimlik tespiti yapılmadığından işlemi yapanın listede yer alıp almadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle yükümlüler, söz konusu ürünlerin listede yer alanlarca kullanılması riskine karşı kendi tutar sınırlarını, kullanım kısıtlarını ve işlem izleme kurallarını belirlemeli, bu kontrolleri de limit artışını ürünlere yansıttıkları uyum çalışması içinde ele almalıdır.

Listeleme kararlarına ilişkin tebliğ ayrı bir yaptırım hükmü içermemektedir. Bununla birlikte Bakanın askıya aldığı veya yapılmasına izin vermediği bir işlemi bu karara aykırı olarak gerçekleştiren yükümlüye, 5549 sayılı Kanun uyarınca işlem tutarı kadar idari para cezası verilmektedir.