TR

7589 Sayılı Kanun ile Yargı Mevzuatında Yapılan Başlıca Değişiklikler

7589 sayılı Kanun; icra, kanunî faiz, ceza muhakemesi, tazminat ve hukuk yargılaması hükümlerini değiştirdi.

I. Giriş

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, icra ve idarî yargı kurallarından ceza muhakemesi ile hukuk yargılamasına kadar uzanan çeşitli düzenlemeleri değiştirmiştir. Kanunun seçili hükümleri; miras yoluyla edinilen taşınmazların satışı, tek hâkimle görülecek idarî davalar, kanunî faiz, dolandırıcılığa iştirak, moleküler genetik inceleme verileri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, tazminat faizi, belirsiz ve kısmi dava ile duruşma usulü hakkında yeni kurallar getirmektedir.

Kanunun 26. maddesine göre uzaktan hukuk duruşmalarında elle imzaya ilişkin değişiklik 31 Ekim 2026 tarihinde, seçili diğer değişiklikler ise 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmektedir. Bununla birlikte Kanunun geçici 1. maddesi, bazı hükümler bakımından açık artırmanın ilanı, davanın açıldığı tarih, zarar doğuran olayın tarihi veya ceza dosyasının bulunduğu aşama gibi farklı geçiş ölçütleri öngörmektedir.

II. İcra, İdarî Yargı Ve Kanunî Faiz Değişiklikleri

Mirasçılar Arasındaki İlk Artırma

İcra ve İflâs Kanunu’nun 114. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı hâllerde, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin ilk artırma yalnız malik olan mirasçılar arasında yapılmaktadır. Bu usul bir defaya mahsustur. İlk artırmada teklifin, muhammen kıymetin yüzde yüzü ile satış isteyenin alacağına rüçhanı bulunan ve taşınmazla güvence altına alınan alacakların toplamından yüksek olan tutarı ve buna ilave edilen paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerekmektedir. İkinci artırmada ise genel yüzde elli eşiği uygulanmaktadır.

Yeni metin, satış isteyen ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı için başvuruya bağlı teminat muafiyeti ile Hazinenin teminat muafiyetini düzenlemekte; paydaş veya mirasçı sıfatına dayalı genel bir teminat muafiyeti öngörmemektedir. En yüksek teklifi veren kişinin ihale bedelini süresinde yatırmaması hâlinde teminat iade edilmemekte, kanunda belirtilen gider ve dağıtım hükümleri uygulanmakta ve teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idarî para cezası verilmektedir. Satış isteyen alacaklının ihale bedelini yatırmaması hâlinde ayrıca muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilmekte ve bu satış için yapılan gider borçluya yüklenmemektedir. Bu değişiklikler, 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş açık artırmalara uygulanmamaktadır.

Tek Hâkimle Görülecek İdarî Davalar

2576 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki değişiklikle, düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere tek hâkimle görülecek idarî davaların kapsamı genişletilmiştir. Konusu 486.000 Türk lirasını aşmayan iptal ve tam yargı davalarının yanı sıra; öğrencilerin belirli disiplin, sınıf geçme, not, yurt, kredi ve burs işlemlerine; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezasına; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının belirli disiplin cezalarına ve 2022 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin davalar tek hâkim tarafından çözümlenecektir. Öğrenciler bakımından uzaklaştırma veya ilişik kesme sonucunu doğuran disiplin cezaları, meslek kuruluşları bakımından ise meslekî faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyen yaptırımlar bu kapsamın dışındadır. Yeni görev kuralı, 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalara uygulanmaktadır.

Kanunî Faizin Reeskont Oranına Bağlanması

3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca, Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu gereğince faiz ödenmesi gereken ancak faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde kanunî faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacaktır. 30 Haziran günü geçerli reeskont oranı, önceki 31 Aralık oranından en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni esas alınacaktır.

TCMB’nin resmî tablosunda 31 Aralık 2025 günü geçerli reeskont oranı yüzde 38,75 olduğundan, yeni formül uyarınca 2026 yılı için kanunî faiz yüzde 31 olarak hesaplanmaktadır. Değişiklik 3095 sayılı Kanun’un kanunî faizi düzenleyen 1. maddesine ilişkindir; sözleşmeyle belirlenen faiz ile temerrüt faizi kendi hukuki dayanakları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmektedir.

III. Ceza Hukuku Ve Ceza Muhakemesi Değişiklikleri

Dolandırıcılığa İştirakte Özel Ceza İndirimi

Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin fiili belirli bir katkıyla sınırlıysa cezada yarı oranında indirim öngörmektedir. İndirim; kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı iştirak hâlinde uygulanmaktadır. Hüküm iştirak sorumluluğunu kaldırmamakta, kanunda tanımlanan sınırlı fiil için zorunlu bir ceza indirimi getirmektedir.

Geçiş hükümleri, yürürlükten önce hüküm verilmiş dosyanın bölge adliye mahkemesi ceza dairesinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya infaz aşamasında bulunmasına göre farklı usuller düzenlemektedir. İnfaz aşamasındaki belirli hükümlüler, haklarında daha önce etkin pişmanlık uygulanmamışsa ve mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderirse Türk Ceza Kanunu’nun 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilmektedir.

Moleküler Genetik İnceleme Verilerinin Kaydı Ve İmhası

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80. maddesi, moleküler genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilmesini ve bir örneğinin delil olarak dosyada saklanmasını öngörmektedir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bilgiler derhâl; diğer hâllerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonra imha edilecektir. Her iki durumda da imha Cumhuriyet savcısının huzurunda gerçekleştirilecektir.

Bilgisi kaydedilen kişi, saklama amacının ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden daha erken silme talep edebilmektedir. Kayıtların devam eden bir soruşturma veya kovuşturmada kullanılabilmesi mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararına bağlanmıştır. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilmektedir. Sistemin teknik işleyişi, saklama ve imha usulü ile kayıtlardan yararlanma esasları Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin beş ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlenmiştir. Sanık hakkında iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına hükmedildiği takdirde; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve suç nedeniyle doğan zararın tamamen giderilmesi şartlarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmektedir. Zararın derhâl giderilemediği hâllerde denetim süresince aylık taksitlerle tam ödeme koşulu da öngörülmüştür. Denetim süresi beş yıldır. Müsadereye ilişkin hükümler, açıklanması geri bırakılan hükmün sanık hakkında hukukî sonuç doğurmaması kuralının dışında tutulmuştur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına kural olarak istinaf yolu açıktır; kararın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz mümkündür. İstinaf ve temyiz incelemesi, karar ve hükmün usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklarını kapsamaktadır. Denetim yükümlülüğünün ihlali üzerine açıklanan veya yeniden kurulan hükme karşı ise incelemesi yalnız kanunda belirtilen koşullarla sınırlı itiraz yolu öngörülmüştür. İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda bu rejim uygulanmamaktadır.

IV. Tazminat Ve Alacak Davalarındaki Değişiklikler

Çalışma Gücü Kaybı Ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen hükümler, çalışma gücünün azalması veya kaybı ile desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma zararlarında faiz başlangıcını iki döneme ayırmaktadır. Zarar görenin veya ölen desteğin kazancının bilindiği dönem için hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden; kazancın bilinemediği dönem için hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren kanunî faiz işletilecektir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecektir. Bu hükümler yalnız 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanmaktadır.

Belirsiz Alacak Davası Ve Kısmi Davada Talep Artırımı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla 31 Temmuz 2026’dan sonra HMK m.107’ye dayalı yeni bir belirsiz alacak davası açılamayacaktır. Bununla birlikte geçici 1. madde uyarınca, 107. madde yürürlükten kaldırılmadan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam edecektir.

Kısmi davayı düzenleyen HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca, alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak ve tahkikatın sonuna kadar kullanılmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına bağlı olmaksızın artırılabilecektir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır.

V. Hukuk Yargılamasındaki Diğer Usul Değişiklikleri

Duruşmalar Arasındaki Azamî Süre

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 147. maddesine eklenen üçüncü fıkra, yazılı yargılama usulünde duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağını düzenlemektedir. Bilirkişi incelemesinin işin niteliği gereği uzaması veya tahkikat işlemlerinin istinabe yoluyla yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirtmek suretiyle daha uzun bir süre belirleyebilecektir. Kanun, üç aylık sürenin aşılmasına özgü bir geçersizlik veya yaptırım düzenlememektedir.

Uzaktan Duruşmalarda Elle İmza

31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek HMK m.149/4 uyarınca, ses ve görüntü aktarımı yoluyla uzaktan duruşmaya katılmasına karar verilen kişiler hakkında kural olarak elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Ancak ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh beyanlarında elle imza kuralı devam etmektedir. Hüküm, uzaktan katılmaya karar verilmiş kişiler için imza usulünü düzenlemekte; tek başına uzaktan katılma hakkı kurmamaktadır.

Birleştirme Kararının Bağlayıcılığı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesindeki değişiklik uyarınca, ilk davanın açıldığı mahkeme diğer mahkemenin birleştirme kararıyla bu karar kesinleştikten sonra bağlı olacaktır. Kanunun 24. maddesiyle, aynı yargı çevresinde aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinin birleştirme kararlarına karşı müstakil istinaf yolu öngörülmüştür. Birleştirme kararının bağlayıcılığı bakımından belirleyici ölçüt, kararın kanun yoluna başvurularak veya başvurulmaksızın kesinleşmesidir.

VI. Sonuç

7589 sayılı Kanun’daki seçili değişiklikler için tek bir geçiş ölçütü bulunmamaktadır. İcra satışında ilan tarihi, tek hâkimle görülecek idarî davalarda dava tarihi, tazminat hükümlerinde haksız fiil veya zarar doğuran olayın tarihi, belirsiz alacak davasında dava tarihi ve TCK m.158/4 bakımından dosyanın bulunduğu aşama belirleyicidir. Uzaktan duruşmalarda elle imzaya ilişkin değişiklik ise diğer seçili hükümlerden farklı olarak 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Kanun; icra satışındaki katılım ve teklif koşullarını, kanunî faizin hesaplanma yöntemini, belirli ceza ve ceza muhakemesi kurumlarını, tazminat faizini ve hukuk yargılamasındaki dava türü ile duruşma usulünü aynı düzenleme içinde değiştirmiştir. Her değişikliğin kapsamı ve zaman bakımından uygulanması, ilgili maddede veya geçici 1. maddede belirtilen koşullara göre belirlenmektedir.