Emir Aksoy LL.M, LL.M. IP

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(Bundan sonra „AİHM“ olarak anılacaktır.) Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 47 ülkenin üye olduğu Avrupa Konseyi’nin bir organıdır. Mahkeme Fransa’nın Strasbourg şehrinde bulunur. Yargılama dili İngilizce veya Fransızca olarak belirlenmiştir. AİHM’de sadece devletlere karşı dava açmak mümkündür, dava açılacak devletin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde(Bundan sonra AİHS olarak anılacaktır.) bulunan maddelerden birini ihlal eden bir müdahalede bulunmuş olması veya bu konuda eylemsizlik şeklinde bir ihlale sebep olmuş olması gerekmektedir.

AİHM’e başvuru yapılabilmesi için önce kişinin kendi ülkesindeki hak arama yollarını tüketmiş olması gerekmektedir, istisnai durumlarda etkili bir iç hukuk yolu olmadığı düşünülüyorsa mahkemeye doğrudan başvuru yapılabilir. AİHM’e yapılacak başvuru süresi, yukarıda belirtilen iç hukuk yollarının tüketildiği veya hak ihlalinin ortaya çıktığı tarihten itibaren 6 aydır. Gerçek kişilerin yanında tüzel kişilerin de başvuru hakkı bulunmaktadır. Çocuklar’ın yasal temsilcisi tarafından yapılan başvurular da kabul edilmektedir. Başvurunun bu süreçte hayatını kaybetmesi durumunda kişinin mirasçıları, mirasçılık belgelerini AİHM’e ibraz ederek başvuruyu devam ettirebilirler.

AİHM’e yapılacak başvurunun usulüne uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Başvurunun Mahkeme İçtüzüğü’nün 47 maddesine uygun olduğundan ve bu maddede belirtilen tüm bilgi ve belgeleri içerdiğinden emin olunması gerekmektedir. Eğer bu maddede belirtilen bilgi ve belgeler tam olarak sunulmamışsa, AİHM başvuruyu reddedecektir.

AİHM’e yapılan her başvurunun Mahkeme İçtüzüğü’nün 47 maddesine uygun olması durumunda Mahkeme tarafından AİHS’nin 1, 34 ve 35. Maddeleri uyarınca kabul edilebilirlik incelemesine tabi tutulacaktır.

Başvurunun yukarıda belirtilen incelemeleri başarılı bir şekilde geçmesi durumunda, AİHM yargılama aşamasına geçecektir. Başvuru kişisel olarak da yapılabilecek olsa da temsilci yoluyla yapılan başvurular AİHS tarafından yukarıda belirtilen usul denetimlerinden geçtiğinden temsilci yoluyla yapılmasını tavsiye etmekteyiz. Her ne kadar ilk başvuru Türkçe olarak yapılabilse de, ilerleyen aşamalardaki yazışmalar ve yargılama istisnai durumlar dışında AİHM’in resmi dillerinden birinde yapılmaktadır. Bu yüzden bu konuda tecrübeli ve Ingilizce veya Fransızca dillerinden birine hakim bir avukatla başvurunun gerçekleştirilmesi uzun süren AİHM sürecinde size hem para hem de zamandan tasarruf sağlacaktır. Bu konuda daha detaylı bilgi almak isterseniz bizimle web sitemizde bulunan iletişim bilgilerimiz üzerinden iletişime geçebilirsiniz.